BÖLÜMÜMÜZÜN ADI MEB TARAFINDAN

DEĞİŞTİRİLDİĞİ İÇİN

SİTEMİZİN İSMİNİ DE DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALDIK

YENİ SİTEMİZE AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞABİLİRSİNİZ...

www.mobilyaveicmekantasarimi.tr.gg

MOBİLYA VE İ MEKAN TASARIMI ALANI

k


           Bilgisayar Destekli Tasarım ve Üretimin Teknoloji Süreçleri Üzerine Etkileri
                                                              Yrd.Doç.Dr.Abdullah TOGAY
Teknoloji kavramı birçok farklı şekilde tarif edilmekle birlikte genel olarak ele alındığında ortaya çıkan ve kabul gören en önemli tariflerden bir tanesi bilginin üretimde kullanılması olarak ortaya çıkmaktadır. Teknoloji kavramını içerik ve süreç olarak tanımlamak mümkündür. İçerik olarak, bir alana ilişkin araç-gereç, yöntem ve uygulamalar ya da birikimlilik özelliğine sahip uygulanabilir nitelikteki bilgi ve beceriler bütünü biçiminde tanımlanabilir. Süreç bakımından ise teknoloji, tasarım, uygulama ve kullanım boyutlarından oluşan ve özgün bir kademe gerektiren çalışma bütünlüğü anlamına gelmektedir.
Toplumların bilgi toplumu olma yolundaki çabaları ve yaşadığımız çağın bilgi ve iletişim çağı olarak adlandırılıyor olmasının temelinde bilgisayar teknolojileri ile birlikte yaşanan gelişme ve değişimler gelmektedir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde yaşanan gelişimler yaşamsal faaliyetlerin tamamına etki eden bir bütünlük içerisinde ilerlerken, özellikle üretim süreçleri ve teknolojileri bu gelişim sürecinden etkilenen ve bu değişimi destekleyen bir döngüsel yapıya kavuşmuştur.
Ülkemizin rekabetçi gücünün geliştirilebilmesi ve sürdürülebilir kalkınmasını ivmelendirerek arttırabilmesi için teknoloji üretmesi ve bunu pazarlayabilmesi şarttır. Bu bağlamda tasarım teknolojilerinin problem çözmeye, üretime ve ürün geliştirmeye, teknoloji oluşturmaya ve katma değeri arttırmaya yönelik çok temel bir rolü vardır. Tasarım teknolojilerinin bu birincil öneminin yanısıra diğer strateji alanları ile irili ufaklı önemli arakesitleri bulunmaktadır. Tasarım teknolojilerinde gerçekleştirilecek temel yatırımlar, Türkiye’de özellikle otomotiv, havacılık, denizcilik, savunma, elektronik, beyaz esya, tıp, biyoteknoloji, iletişim, elektrik-elektronik, haberleşme, makina ve enerji sektörleri başta olmak üzere hemen hemen tüm üretim sektörlerini etkileyebilecektir. Bu sebeple tasarım teknolojilerine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli ivedilikle yapılması gereken düzenleme ve yatırımlar en kısa sürede uygulamaya konmalıdır.
Üretim süreçleri kendi içerisinde problemin tespiti, geliştirilen çözüm önerileri, dayanım hesaplamaları, üretim süreçleri ve maliyet analizleri gibi temel fonksiyonları içermektedir. Bu fonksiyonlar bilgisayar destekli üretim ile entegre olabilmekte, dayanım hesapları, maliyetler ve stoktaki hammaddenin yeterliliği gibi üretim unsurları aynı süreç içerisinde cevaplandırılabilmektedir.
Üretim süreci, temelde, malzeme işleme, malzeme taşıma ve enformasyon teknolojilerine dayanmaktadır. Bunların içinde, özellikle enformasyon teknolojisi, üretim elemanlarını tümleştirici ve bu elemanlar arasındaki yönetimi sağlayıcı işlevi nedeniyle, önemli bir role sahiptir. Ulusal ve uluslararası düzeylerdeki rekabetin boyutları, bu rolün önemini giderek artırmaktadır. Çünkü söz konusu rekabet, üretim sürecinde, prodüktivite artışını ve bu artışı sağlayabilmenin başlıca unsurları arasında yer alan esnek üretim / esnek otomasyon tekniklerinin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu uygulama ise, üretim sürecini giderek daha karmaşık bir hale getirmektedir. Bu karmaşıklığın üstesinden gelebilmenin ve üretim sürecinde yönetimi sağlayabilmenin de, ancak, günümüz enformasyon teknolojisinin sunduğu olanaklardan yararlanmakla mümkün olabileceği çok açıktır.
Teknolojik gelişimin önemli uygulama ayakları, bilgisayar destekli tasarım (CAD), bilgisayar destekli üretim (CAM), bilgisayarda bütünleşik üretim (CIM), bilgisayar destekli süreç planlama (CAPP), toplam verimli bakım (TQM), tam zamanında üretim (JIT), doğrusal programlama, simülasyon ve çeşitli optimizasyon teknikleri gibi kavram ve teknik uygulamalar olarak sayılabilir. Bu uygulamaların tamamında bilgisayar temel araç olarak görev yapmaktadır.
Bilgisayarın bir araç olarak kullanılmasının, özellikle tasarım sürecinde, hız, doğruluk, tamlık, düzgünlük, temizlik, okunaklılık, açıklık, uyum ve ahenk sağlamada son derece yardımcı olduğu iddia edilmektedir. Bilgisayar kullanımında bu avantajları sağlayan uygulamalar tercih edilen programa göre değişebilmektedir. Ancak, her geçen gün gelişen yazılım teknolojileri bir çalışmanın bir diğeri içerisinde de kullanabilmesine imkan veren niteliklerde olmaktadır.
Özellikle tasarım sürecinde bilgisayar hız, doğruluk, tamlık, düzgünlük, temizlik, okunaklılık, açıklık, uyum ve ahenk sağlamada yardımcı olmasının yanında görsel etkinliği ile müşteri memnuniyetlerini artırdığı görülmektedir. Ancak bu gelişmenin çok ötesinde etkiler üretimin temel bileşenleri üzerinde de görülmekte özellikle tümleşik uygulamaların getirdiği yenilikler yaşanmaktadır. Günümüzde mimariden, mobilyaya üretim süreçlerinde yer alan elemanların bilgisayar uygulamalarına entegre olmuş çalışma süreçlerinde tek bir alanda bilgi sahibi olmaları yeterli görülmemektedir. İşverenlerin eleman ihtiyaçlarına yönelik talepleri de bu gelişmelere bağlı olarak her geçen gün gelişmekte ve çeşitlilik içermektedir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde üretim süreçlerinde yer alacak elemanların eğitiminde bu yaklaşımın ihtiyaçlarına uygun öğretim çıktılarının hedeflenmesinin önemli olduğu söylenebilir.
Bu çalışma ile farklı programların bütünleşik ve entegre tasarım ve üretim süreçleri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi, ayrıca bu süreçlerde kullanılan programların mobilya üretim süreçlerinin eğitimi gibi detay anlatımı gerektiren alanlarda etkin bir eğitim aracı olarak kullanılabilmesine dolayısıyla eğitim teknolojileri üzerine etkilerine yönelik değerlendirmeler yapılması ve öneriler getirilmesi hedeflenmiştir.

Bilgisayar Destekli Tasarım, Üretim ve Bütünleşik Üretim

Günümüzde bilgisayar destekli tasarım alanında kullanılan çok sayıda program bulunmakta ve bu programların sayısının artmasının yanında programlar kendi içerisinde de önemli bir gelişim süreci yaşamaktadır. Tasarım programları incelendiğinde bu programların temelde pixel tabanlı ve vektörel tabanlı olmak üzere iki grupta toplandığı görülmektedir. Bu bağlamda üretim süreçlerine yönelik tasarımların yapıldığı programlar daha çok vektörel yapı ile üretilmektedir. Vektörel tabanlı programlar bir objenin tarifinde tamamı ile matematiksel işlemlerden sonuç üretirken pixel tabanlı programlar tasarımı oluşturan görüntünün her bir noktasını ayrı ayrı tarif etmektedir. Bu fark her iki düşünce mantığının da birbirine göre üstün veya zayıf yanlarını da ortaya çıkaran temel unsurdur. Bu bağlamda açıklanacak olursa; vektörel tabanlı bir programın matematiksel olarak ve vektörlerle kolaylıkla ve çok hızlı bir biçimde tarif edebileceği bir obje pixel tabanlı bir program tarafından çok daha zor ve yoğun bir tarif gerektirmektedir. Her noktaya ilişkin açıklamalar içerecek olan bu tarif doğal olarak dosya boyutunun da büyük olması ve işlem yavaşlığı sonucunu doğuracaktır. Bu gibi detaylarda olduğu gibi tasarım sonucundan beklenen görsel zenginlik yönünden de farklılıklar söz konusudur. Pixel tabanlı sonuç üreten programlar herhangi bir görsel materyalin çok daha detaylı ve efektif sonuçlarda üretilmesine imkan verirken sadece x,y ve z koordinatlarını üzerine kurulan bir tarif mekanizması üzerine kurulu vektörel programlar bu konularda daha zayıf kalabilmektedir. Ayrıca pixel tabanlı bir programda görüntü üzerindeki en küçük noktaya kadar inerek müdahale edilebilirken vektörel programlarda bu mantıkla bir işlem yürütülmesi mümkün olamamaktadır.
Bilgisayar destekli tasarım ve üretim süreçlerinde gerçekleşebilecek entegrasyona ilişkin olarak örnek verilecek olursa; Bir mobilya elemanının AutoCAD programında 2 boyutlu olarak hazırlanmasının ardından 3 boyutlu hale getirilmesi, AutoCAD ortamında çizimi mümkün olamayacak veya çok zor olacak bir mobilya ayağı veya 3 yönlü olarak hareket eden bir kayıtın Solid Works veya Catia gibi bir başka programla tasarlanması, elde edilen ürünlerin 3D Studio MAX gibi bir programda birleştirilmesi, giydirilebilmesi için örneğe özel bir resmin pixel tabanlı Photo Shop gibi bir programda hazırlanması ve yine 3D Studio MAX içerisine çekilerek kaplama işleminin gerçekleştirilmesinin ardından render süreçlerinin uygulanması ve hatta elde edilen durağan ya da hareketli farklı görüntülerin işin sunumu sürecinde kullanılmak üzere Premier gibi bir programla montajı mümkün olabilmektedir. Şekil 1’de programlar arası entegrasyona ilişkin örnek resimler görülmektedir.
1. Bilgisayar Destekli Tasarıma ilişkin örnek bir süreç 
Şekil 1’deki örnekte olduğu gibi görsel sunum amaçlı ürünlerin elde edilmesi yanında aynı işin üretime hazır hale geldiği bir aşamada, yani Solid Works, Catia, AutoCAD, LightWave, Vectorworks, Rhinoceros veya 3D Studio MAX vb. program uygulama süreçleri sonunda bir başka entegrasyonla kağıt üzerine çıktı alırcasına doğrudan son işlemin gerçekleşeceği makine üzerine gönderilmesi ve üretimin gerçekleştirilmesi sağlanabilmektedir. Şekil 2’deki resimde benzer bir işlem makinesi üzerindeki üretim aşaması görülmektedir. 

Şekil 2.Üretim Aşaması
Hatta gelişen yeni teknolojiler bir objenin 3 boyutlu olarak taranması ve uyumlu programlar sayesinde doğrudan alınarak kopya edilebilmesi kadar basit uygulama süreçlerine imkan sunmaktadır. Şekil 3 üzerinde farklı tasarım programları ve bu programlarla gerçekleştirilmiş örnek ürün resimleri görülmektedir.
 
Şekil 3. CAD-CAM süreçlerine yönelik örnek uygulamalar
CAD ve CAM sistemlerinin birbirini görebileceği şekilde süreç planlama (CAPP) pazarlama, ar-ge, maliyetleme gibi unsurlarla entegre edilebildiğinde bütünleşik üretim olgusu ortaya çıkar. Bu entegrasyonun gerçekleştirilebilme düzeyi ise bir anlamda CAD ve CAM sistemlerinin kullanım etkinliğini değerlendiren bir ölçüt olarak ortaya çıkmaktadır. Zira tek başına CAD ya da CAM sistemlerinin tam verimli olarak tek başına kullanılması üretimdeki toplam çıktıyı kalite ve miktar olarak artırmak için yeterli değildir.
Bu geniş perspektif ele alındığında da öğretim süreçlerinde bu entegrasyonun anlayabilecek, yorumlayabilecek ve geliştirebilecek nitelikte öğrenim çıktılarını hedefleyen bir yaklaşımın önemli olacağı söylenebilir.
Tartışma, Değerlendirmeler ve Öneriler

Genel bir yaklaşımla değerlendirildiğinde ve yukarıda bahsedilen tariflere bakıldığında  görülmektedir ki, bilgisayar destekli tasarım sürecinde vektörel ve pixel tabanlı işlem yapan her iki mantığında önemli avantaj ve dezavantajları vardır. Ancak gelişen yazılım teknolojileri ortaya iki gelişme koymaktadır. Bu gelişmelerden ilki programların kendi içerisindeki zenginleşme süreci ve mantıksal yelpazelerini yani bir anlamda düşünme yeteneklerini geliştirerek kabiliyetlerini geliştirme çabasıdır. Diğer gelişme ise programlar arası oluşan destek platformları ile programların geçerliliklerini zenginleştirme faaliyetleridir. Bir başka şekilde ifade edilecek olursa, bir yazılım ürünleri bir başka yazılım tarafından kullanılabilir niteliklerde geliştirilmektedir ki bu konuda geliştirilmiş standartlar da mevcuttur. Bu sayede bir yazılımdan elde edilen bir ürünün diğer bir yazılım içerisinde kullanılabilmesinin yolu açılmaktadır ve bu açılım ilgili programa olan talebi de etkileyen unsurlardan birisi olarak ortaya çıkmaktadır. Tümleşik veya bütünleşik ve entegre tasarım süreçlerini doğuran bu gelişme yazılım üreticileri açısından önemli olduğu kadar yazılımı kullanarak onunla ürünler ortaya koyan kullanıcılar için de önemlidir.
Farklı alanlara yönelik olarak yapılmış olan araştırmalarda sektörel bazda ve ülkelere hatta bölgelere göre farklılıklar gösteren program tercihlerinin olduğu ortaya konulmuştur. Örneğin, Türkiye’de mobilya tasarımı yapan firmalar arasında tercih edilen programlar üzerine yapılan bir araştırmada yoğun olarak Auto CAD’in  kullanildigi bunu sirasiyla 3D Home,  3D Max, Arcon, Adeco, Intelli CAD’in  izlediği görülmektedir (Yıldırım vd. 2003). Ancak, özellikle son dönemde tasarımda bilgisayar kullanımına ilişkin olarak ortaya çıkan talep büyümesi özellikle bazı sektörlerde tek bir programla üretilen tasarımlardan ziyade daha entegre tasarım yöntemlerine ihtiyaç doğurmaktadır. Bu ihtiyaç çerçevesinde gelişen kullanıcı taleplerinin de eğitim talep ve süreçlerinde belirleyici unsur olması doğaldır. Ancak, ülkemizde mesleki eğitim kurumları açısından ele alındığında orta öğretim düzeyinden yüksek öğrenime kadar bir çok öğretim programının seçilmiş bir ya da birkaç programı içerdiği görülmektedir. Halbuki özellikle spesifik anlamda hazırlanmış yazılımların kullanılmasının gerektiği masa üstü yayıncılık veya bilgisayar destekli tasarım gibi alanlarda hazırlanacak içerik bir süreç yönetimi mantığı ile alınmalı ve bu şekilde tüm sürecin ele alınması sağlanmalıdır. Başka bir deyişle ifade edilecek olursa tasarım süreçlerinin öğretimi o süreçlerde kullanılması hedeflenen programların düşünme mantığı ile entegre bir anlayışla ifadelendirilmeli, ilgili programların düşünme mantıkları üzerinde durulmalı, açıklamalar karşıt mantıkları da içermeli ve öğrencinin üzerinde çalıştığı konuda kullanacağı aracın düşünme mantığı ile düşünmesine yönelik bir yaklaşım gerçekleştirilmelidir. Bu süreçler sonucunda öğrencinin üzerinde çalışacağı program her ne olursa olsun süreç temel bilgiler ile yapılandırmacı bir yaklaşım üzerine tesis edilmelidir. Öğrenci hiçbir noktada direk komut kullanımı gibi anlatım tekniklerini kullanmamalı programın düşünme ve yazılma mantığı ile özdeşleşerek gerektiğinde kendisini programı yazan kimse yerine yerleştirebilmeli ve böylece çözüm üretme becerisini geliştirmelidir. Bu yaklaşımın uygulamaya adaptasyonu öğretici açısından zor ve yorucu bir planlama-uygulama gerektirmektedir ve başlangıçta kendine özel değerlendirme yöntemlerine ihtiyaç doğurmaktadır. Ancak, kullanıcıda tesis edilen bu yaklaşım ile ilerleyen safhalarda kullanıcının ulaşacağı program kültürü bilgi düzeyinin de eş zamanlı artışına bağlı olarak  iş üretebilme süreçlerinin çok daha başarılı sürdürülebilmesine imkan sağlayan sağlam bir zemin oluşturacaktır. İfade edilen kazanımların yanında bu yaklaşımdan beklenebilecek çok önemli bir başka sonuç daha vardır. Bu da kullanıcının ileride karşılaşacağı yeni ihtiyaçlar ve bu ihtiyaçların cevaplanabilmesi için öğrenilmesi gereken yeni programlar olması durumunda ortaya çıkacaktır. Çalışanlar yeni iş yeri taleplerine kolay adapte olmak için nasıl öğreneceklerini bilmelidirler. Ayrıca çalışan yeni durumlarda önlerine çıkacak zorlukları aşabilmek için problem çözebilme becerisine sahip olmalı ve aynı zamanda yaratıcı düşünebilmelidir.
Yaşanan öğretim süreçleri açıkça göstermektedir ki, kullanıcıların program becerileri geliştikçe yeni bir programa entegrasyonları da çok kolay olmaktadır. Özellikle yukarıda anlatmaya çalıştığımız yaklaşımla, kullanıcı olarak programın düşünme mantığını bilmek sureti ile programdan beklentilerini doğru ortaya koyan ve böylece komut bilgisi olmaksızın kendisine yol bulabilmesi beklenen kullanıcıların yeni bir program ya da sürece entegrasyon becerileri de en üst düzeyde olabilmektedir.
Üretim süreçleri gibi diğer teknolojik süreçler açısından değerlendirildiğinde de tasarım süreçlerine benzer sonuçlar görülecektir. Tasarımdan üretime devam eden bir bütünlüğün her geçen gün farklı üretim teknolojileri için geliştiği ve entegrasyonun kaçınılmaz hale geldiği bir dönemde bu gelişme dışında bir değişikliğin olması beklenemez. Dolayısı ile bilgisayar destekli üretim süreçlerinde yer alacak elemanların bilgisayar eğitimlerinde de benzer bir yaklaşım üzerinde durulmalı ve hiçbir bilgi bir diğerinden bağımsız ve tek bir programın eğitimi gibi teknikler içerisine sıkıştırılmamalıdır.
Bilgisayar destekli tasarım ve üretim süreçleri ile gelinen nokta açıkça göstermektedir ki, teknoloji kavramı gibi teknolojileri kullanan bireyin eğitim süreçleri de önemli derecede değişim göstermektedir ve öğretim programları da bu dinamiğe uygun bir yapıda sürekli güncellenmelidir. Böylece iki açıdan faydalar elde edilmesi mümkün olabilir. Bunlardan birincisi, kullanıcıların tasarımdan üretim entegre süreçler içerisinde elde edebileceği bilgi ve muhakeme edebilme becerisidir. Diğeri ise, öğretim süreçlerinde özellikle fiziksel kısıtlar gibi nedenlerle anlatılması zor olan konuların aktarımında, konuya özel açıklamaların görsel metotlarla yapılabilmesi olacaktır. Şekil 4’de bir mobilya kesitinin anlatılabilmesine ilişkin örnek görülmektedir. 
  

Şekil 4. Bir mobilya üzerinde kesit almaya ilişkin modelleme örneği   
Tüm değerlendirmeler ışığında ele alındığında gelişen bilgisayar ve bilgisayara entegre teknolojilerin üretim süreçleri üzerine bir çok etkisinin olduğu söylenebilir. Bununla birlikte bu süreçlerde yer alacak elemanların eğitim süreçlerinde de bu gelişmelerden bağımsız hareket edilmesi söz konusu olmamalıdır. Böylece kullanılacak modelleme teknikleri ile öğrenme düzeyine katkı sağlanabileceği gibi ekonomik anlamda da fayda elde edilebilir. Bu bağlamda eğitim süreçleri içerisinde kullanıcıya öğretilen programların öğretim mantığında kullanıcın;
• Yaratıcı Düşünebilme- Yeni fikirler üretme
• Kara verme- amaç ve sınırları belirleme, seçenekleri üretme, değerlendirme ve en iyi seçeneği saptama,
• Problem çözme- problemleri tanıma, uygulama planını tasarlama ve uygulama
• Nasıl öğreneceğini bilme – program üzerinde ihtiyaç duyduğu yeni bilgi ve becerileri kazanmak ve uygulamak için etkili öğrenme tekniklerini kullanma
• Akıl yürütme- iki veya daha fazla nesne arasında ilişkiyi belirleyen kural ve ilkeyi bulma ve bunu problem çözerken kullanma.
Ve kararlarını uygulayabilme süreçlerine dayalı bir yapılandırmacı bir yaklaşımla eğitilmesinin gelişen süreçlere entegrasyonunda kullanıcıya kazançlar sağlayabilir Bu faydalar üretim süreçlerinde de söz konusu olabilecek iken özellikle tasarım süreçlerinde yazılım teknolojilerine bağımlı şekilde yaşanan hızlı gelişme ve değişime paralel olarak çok daha etkin sonuçlar vereceği söylenebilir. 
 

Meslek Lisesi Memleket Meselesi
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=